22 Kasım 2017 Çarşamba

Bize Hizmet Etmeyen Hersey Hayatimizdan Cikiyor


Bize Hizmet Etmeyen Hersey Hayatimizdan Cikiyor

Her yil ozellikle Kasim ayindaki 11.11 kapisi ile Aralik ayindaki 12.12 kapisinin acilmasiyla yuksek titresimli enerji dalgalarina maruz kaliriz ve hayatimizda hizli degisimler donusumler olur. Birikmis ve cozumlenmemis sorunlarimiz bir bir yuzeye cikar. Tedavi edilmemis hastaliklarimiz ve bedendeki sorunlu bolgelerimiz kendini gosterir. Daha alt frekansta kalan duygular, dusunceler ve olaylar; onlardan kurtulmamiz icin kendini hatirlatir. Bize artik hizmet etmeyen kisilerle olan iliskilerimiz bozulur ve kopar. Ayica bu donemde kronik bagimliliklarimizla yuzlesir ve onlari terkederek sadelesmeye baslariz. Hepsi bizim icin olmasi gereken olumlu gelismelerdir. Biz yeni enerjilerle yukselirken, bize artik hizmet etmeyen eski enerjiye ait ne varsa saliverip kurtulalim ve ozgurleselim...


15 Kasim'da;'Dunya'nin manyetik alani degisti'diye bir bilgi almistim. Bu bilginin 11.11 enerji kapisinin acilmasindan sonra gelmis olmasi, manyetik alanin bu yeni enerji dalgasiyla degismis olabilecegi fikrini uyandirdi bende. Yaptigim arstirmada; manyetik alan degismesinin; yeryuzundeki depremleri tetikleyebilecegini ogrendim. Son gunlerde siddeti yuksek depremlerin ard arda olmasinin sebebi bu olabilir.
Dunya anne, degisen manyetik alanin etkisiyle depremler yasadigi zaman, onun kucuk bir ornegi olan biz cocuklarinda da ayni depremler olur. Ancak insan uzerindeki depremler daha cok ruhsal dengesizlikler, gizli kalmis hastaliklar, kemik agrilari ve uyku sorunlariyla kendini gosterebilir. Diger onemli bir etkisi ise; bilinclerde hizli bir sicrama olur ve insanlarin frekanslari yukselir. Bu yukselis sirasinda kendi alaninda olupta donusemeyen, eski enerjiye ait ne varsa, ondan kopar ve cikip gider. Bunlar baslangicta biraz aci verse de, olmasi gereken guzel gelismelerdir...Gaia'nin cocuklari buyuyor...


Sadelesme ve  Bagimliliklardan Kurtulma Geregi


Kisi yada esyalara asiri bagimlilik enerjimizi tuketir, ozgurlugumuzu kisitlar ve ayaklarimizdan iplerle baglanmisiz hissi uyandirir. Boylece kanatlarimiz agirlasir rahat ucamayiz. Oysa hep hafif olmaliyiz ki kolay ucabilelim. Gecmis yasamlardan getirdigimiz yukler, bu yasamimizdaki sorunlar, egolarimiz ve bagimliliklarimiz bizim fazlaliklarimizdir. Bunlarin hepsi, ceplerimize doldurulmus taslar gibidir. Bize agirlik yapar ve hizli ilerlememizi engeller. Bu yuzden o taslardan tek tek kurtulup rahatlamaliyiz ki yeniden kosabilelim.
Oncelikle bize fayda saglamayan insanlardan, esyalardan ve dertlerden kendimizi kurtarip sadelesmeliyiz. Madde olan seyler bizi asla mutlu etmez. Ihtiyacimiz olmadigi halde surekli birseyler almak egolarimizi besler. Aldigimiz esyalarin enerjisi oldugu icin evimizdeki enerji alanini fazlasiyla isgal edeceklerinden, bize dusen kisisel enerji alani azalmis olur. Evimizde ne kadar az esya olursa, bize dusen enerji alani o kadar cok olur. Bu yuzden evde isimize yaramayan esyalari, ihtiyaci olan birilerine verdigimizde kendimizi daha rahatlamis hissederiz. Bu rahatlama hissi biz vermeye devam  ettikce daha da buyur. Cunku verdigimiz esyalardan acilan enerji alanini biz kullanmaya baslariz. Buda ferahlik getirir. Ayrica guzel bir seylere katkimiz oldugu icin ordan bize gelecek pozitif yansimayla da guzellesip, sadelesiriz.
Sadelesmenin ruhsal uyanisimiza etkisi buyuk oldugundan, uzerinde durulmasi gerekir.


Enerji Alanimizi Taniyalim

Herkesin kendi enerjisiyle yarattigi bir alan vardir. Bu alaninda bir frekansi olur. Evrende cekim yasasi geregi, benzer enerjiler birbirini cekeceginden; sizin alaniniza sizinle ayni frekansta olan kisiler gelir. Bunlar tipki sizin gibi dusunen ve hissedenlerdir. Ayni radyo bandi uzerinde, ayni frekanstaki bir kanalda bulusur ve o kanaldan beslenirsiniz. Dinlediginiz muzikler, sarkilar ayni olur....farkli mekanlarda olsanizda...

Hersey enerji oldugu icin kisisel cekim alaniniz; enerji olarak bulundugunuz her yerdir. Sosyal medya hesaplariniz da ayni kisisel alan kapsamina girer. Orasi kendi frekansinizi yansittiginiz ve o frekansin cekim alanina girenlerle bulustugunuz yerdir. Gelenler sizin yansimanizdir.

Eger bu kisisel alaninizda, modem sizseniz; alaninizdakiler sizin modeminiz uzerinden evrene baglanir ve bilgi cekerler. Frekanslarini yukseltirler. Modem, baska biriyse siz de digerleriyle beraber onun uzerinden evrene baglanarak bilgi cekersiniz. Taa ki kendi modeminizi kurmaya yetecek enerjiye ve bilince sahip olana kadar.

Kendi modeminizi kurup evrene baglandiginizda, siz kendiniz ozgur bir kanal olursunuz. Bilgi size araliksiz akmaya baslar. Hem de aracisiz. Once kendi akasaniza, sonra dunyanin akasasina, hatta evrensel akasaya bile erisebilirsiniz. Boylece evrenin merkezi siz olursunuz.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com






21 Kasım 2017 Salı

24 Ekim 2017 Salı

29 Ekim Cumhuriyet Bayrami - Ozel



Sevgili guzel ruhlar...Umutsuzlugunuzu yansitan e-mailler, mesajlar yaziyorsunuz ve hep ne olacak bu ulkenin hali diyorsunuz...Ben bir cok yazimda yazmisim bunu. Bir kere daha yaziyorum. Ulkedeki durumun degismesi siz guzel ruhlarin elinde. Gucunuzun farkina varip, hayatinizin; madde dunyadan ibaret olmadigini anladiginizda, bakis aciniz ve bilinciniz degisir. Kendi realitenizi kendiniz belirlemeye baslarsiniz ve ayni bilgelikle, o ana kadar size sorun olan herseyin bir sorun olmaktan ciktigini gorursunuz. Onlar aslinda siz izin verdiginiz icin hayatinizdaydilar. Bunu anlama farkindaligina eristiginizde, o gune kadar size engel cikaran tum sorunlar ve kisiler degismeye, donusmeye baslar. Yapacaginiz sevgi dolu guzel yaratimlariniz, realitenizi yeniden belirler. Once kendiniz degisirsiniz sonra digerleri degisir. Hepimiz birbirimize gorunmeyen baglarla bagli oldugumuz icin birimizde yanan isik digerlerinede bu baglarla ulasir ve onlarida aydinlatir...degistirir.
Bu yuzden de mevcut durumlar ne kadar vahim olursa olsun asla umutsuzluga kapilmayin. Aksine, sizi uzen herseyden kurtuldugunuzu, ozgurlestiginizi dusunun ve hayal edin.

Her bir dusuncemiz; yasamimiza ektigimiz bir tohumdur. O halde neden sadece guzel tohumlari ekip, Ataturk ve vatan sevgimizle o tohumlari sulayip yesertmiyoruz ki? 


2018 ve 2019 yillari cok onemli gelismelerin olacagi yillardir. 2018'in toplami '11' ustat sayidir. 2019'un toplami '12' ustat sayidir. Bu ozel rakamlarin getirileri ve enerjileri yuksek olur. Buyuk degisim ve donusumu tetiklerler. Hali altina supurulmus butun sorunlari; cozumlenmesi icin yuzeye cikarirlar. Bu ustat sayilar, arinma, temizlenme, sifalanma ve uyanis getirir. Once dibe vurur, sonra zirveye sicratir. Iste bu yillarin, bu ozel rakamlarin, enerjisini tarafimiza cekmenin en iyi yolu; hergun sevgi, umut ve baris tohumlari ekmektir. "Guzel dusunun guzel seyler olsun" demis buyuklerimiz...

Asagidaki calismayi; buyuk bir inancla, zamaniniz oldukca okuyarak hayal edin ve yaratin. Hic birsey yapamiyorsaniz, bari umutsuz ve karamsar olmayin ki gitmesini istediklerinizin gidisi hizlansin..Aksi durumda onlarin enerjisini bilmeden besliyorsunuz ve basimizdan bir turlu gitmiyorlar....Hayalden de olsa lutfen gittiklerini, onlara ait donemin kapandigini dusunun.



1-Titresim Yukseltme Calismasi:
Odandasin ve ayaktasin. Ince beyaz bir bulut odana gelip bedenini asagidan yukariya dogru sararak gokyuzune dogru seni cikarip nazikce masmavi bir denizin ortasindaki adaya birakiyor. Bu oyle guzel bir ada ki; her taraf yemyesil agaclarla ve otlarla cevrili. Etrafta kosusan hayvanlar ve ucusan kuslar, kelebekler var. Gokyuzu masmavi ve etrafta bin bir cesit renkte cicekler var. Hayatinda gordugun en guzel ada. Cunku orda huzuru ve sevgiyi hissediyorsun. Burnuna, birden gul kokusu geliyor. Pembe guller sarmis her tarafi. Parmaklarinla gullere dokunuyorsun ve kadife gibi yumusak yapraklarini hissediyorsun. Sonra elini burnuna goturdugunde, gul kokusunu hucrelerine kadar hissediyorsun. Ordan, masmavi denizi goruyorsun ve hemen sahile kosuyorsun. Ayakkablarini cikarip kumlara ciplak ayaklarla basiyorsun. Gozlerini kapatiyorsun ve ruzgarin hafif ve ilik esintisini teninde hissediyorsun. Ruzgar saclarinin arasinda sefkatle esiyor. Yuzunu ilik gunes isigina dogru ceviriyorsun, denizin tuzlu kokusunu hissediyorsun ve damaginda tuzu tadiyorsun. Ayaklarin sicak kumlarda isiniyor ve hemen onlari suya koyup suyun serinligini hissediyorsun.

Artik mukemmel hissediyorsun. Yuzunde tatli bir gulumseme ve huzur var, calismaya hazirsin. Meditasyon pozisyonunda oturuyorsun yada uzanarak duslemeye basliyorsun:

2- Yaratici Imgeleme:

Ulkemizde sokaklarda el ele, sevgiyle eglenen, kutlama yapan insanlari goruyorsun. Anitkabirin bahcesi tika basa dolmus herkes Cumhuriyetimizi ve yeniden kurulus ayarlarina donusunu kutluyor. Ellerinde bayraklar ve Ataturk resimleri var. Herkes mutlu ve huzurlu. Sokaklarda guvenle dolasan, kol kola girmis birlik ve beraberlik icinde eglenen insanlar var. Butun farkliliklar unutulmus. Okullar tum gerici egitimleri terk etmis ve yeniden laik, cumhuriyet degerlerine bagli egitime donmusler. Cocuklar karanligin elinden kurtarilmis, Ataturk bilinciyle yetistiriliyorlar. Devlet kurumlarindaki ayristirici ve gerici insanlar gitmis, onlarin yerine; cagdas, birlestirici, bariscil ve sevgi dolu insanlar gelmis. Her alanda otekilestirme ve boluculuk bitmis. Sevgi ve baris hakim olmus. 

Tum suclular, teslim olmuslar. Zalim yoneticiler gitmis ve yerine; Ataturk bilincinde yeni bir lider gelmis. Suriye tum cetelerden temizlenmis, sinirlarimiz yeniden guvenli hale gelmis. Suriyeli kardeslerimiz guvenle ulkelerine donmusler. Butun teror orgutleri dagilmis ve uyeleri teslim olmuslar. Bizler tum komsularimizla baris ve birlik icinde yasiyoruz. Sevgi tum ulkemize, oradan da tum dunyaya yayilmis. Aclik, hastaliklar, savaslar son bulmus. Sinirlar kalkmis ve emperyalizm cokmus. Butun sirkler ve hayvanat bahceleri kapatilmis, hayvanlar yeniden ozgur ortamlarina birakilmis. Sokak hayvanlari insanlar tarafindan sahiplenilerek kurtarilmis. Butun dunyaya hayvan sevgisi, insan sevgisi, doga sevgisi hakim olmus. Isik her alanda kontrolu ele gecirmis...cok sukur...ve oyledir..

"Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır."
Mustafa Kemal ATATURK

(Atamizin bu mesajina guvenelim)

Sevgiler!
Aasmaestefan
















22 Eylül 2017 Cuma

Bir Astral Plan Hikayesi



Bundan bir kac hafta kadar once, bazi bilgiler edinmistim ama o zaman yazmadim. Ozellikle zaman gecmesini bekledim. Gorduklerimi bazi arkadaslarimla paylasmistim. Gidisat bu gorduklerimin ciddiyetini gosterdigi icin yazmaya karar verdim...ki donusturme icin birseyler yapabilelim.

Malum kisinin evinde, odalari gezerken; calisma odasinda ahsap bir masanin uzerinde egitimle ilgili planlarini, yapacaklarini gosteren evraklar gordum ve okudum. Okuyunca sok oldum tabi ama an'da mudahele ederek, dua seklinde bir yaratim yaptim. Duam suydu:"Butun bunlari yeni gelecek bir lider degistirir. Bu kisi bu planlarin hepsini bozar ve egitimi duzeltir." (Not: Egitimlerimde, astral planda iken, o anin enerjisiyle ve bilinciyle yapilan yaratimlar gercekten oldugu, bazi orneklerle ogretilmisti. Bu yuzden bu duama cok guveniyorum)

Sozlerim bitince odadan cikmak uzereyken iki tane erkek geldi. Bunlar metafizik alemde gorevlendirilmis astral bedenli korumalardi. Orta yasli biraz gobekli, kisa ve salvarliydilar. Baslarinda koy sapkalari vardi. (Tarikat korumalari oldugunu dusunuyorum) Beni ordan cikarmaya calistilar."Cik burdan. Duani git baska yerde yap." dediler. Sadece uyariyla yetindiler. O sirada malum kisi homurdana homurdana odaya geldi ve beni gordu. Onun yuzune de ayni duali yaratimimi soyledim. Sinirlendi ve cikarin bunu odamdan dedi. Homurdayisindan surungen oldugu o kadar belliydi ki...Ben guvenle yatagima dondum ve uyandim.

Planlari Ne idi:
Teogu kaldirmakla zaten ifsa ettiler. Universite sinavini kaldirmaklada ifsa etmeye devam ediyorlar. imam hatipler sinavlarda basarisiz olunca, bir yere yerlesemeyince, kayitlarda dusmeler basladi. Yaptiklari okullari dolduramadilar. Bu yuzden ordakilerin onunu acmak icin butun sinavlari ortadan kaldirip, en iyi okullara beyni ortulu, isid zihinli imam hatiplileri yerlestirecekler. Boylece egitimli, modern aileler bile cocuklarini, iyi bir kariyer icin imam hatiplere gondermek zorunda kalacaklar. Bu sekilde mezun edilenler devletin en onemli kurumlarina, orduya, yargiya ve emniyete, devsirme usulu  miltianlar olarak yerlestirilecekler. Butun bu planin hedefi ise; 2019 daki secim. Eger o secimi kazanirsa, ulkedeki sistemi, yasal yada zorla degistirmeyi planliyor. Devsirecegi bu militanlar da o alt yapiynin taslari. Zaten genclik kollarindaki tum suc makinelerini; polis, bekci veya guvenlik gorevlisi yapma bahanesiyle silahlandirdiklarini biliyoruz. Arkadan imam hatiplerden yetisen militanlari da hesaba kattigimizda, adamin kafasindaki islam devleti hayalini gormemek mumkun degil.

Yukaridaki ziyaretten bir kac gun sonra ikinci bir ziyaretim daha oldu. Bu seferki evraklardan okudugum kadariyla, mit ile ilgili onemli bir degisiklik planlaniyordu. Mitin icinde yeni bir gizli birim kurulacak ve bu birimin tek gorevi; devlet kurumlarinda, orduda ve emniyetteki Ataturkculeri, alevileri isten atmak icin yontemler bulmak. Tuzaklar, mektuplar, tehditler hazirlanip bu kisiler pes ettirilip, istifaya yada emeklilige zorlanacak. Olmazsa uretilmis suclarla hapse attirilacak. Bunlardan bosalan yerlere ise hatip militanlar yerlestirilecek. Devleti top yekun bir parti devletine donusturmeyi planliyorlar.

          (Onlarin bazi planlari olabilir ama ilahi evrenin de onlar icin elbet bir plani vardir.)



Bunlari yazdim cunku ancak bilinmeyen seyler bize zarar verebilir. Bir fikrimiz olmadigi icin karsi onlem alamamis oluruz. Bildigimiz zaman onlem alma sansimiz oldugundan, bize etkisi azalir. Bizler butun bu planlari dusuncelerimizle bloke edebiliriz. Surekli, engellerle karsilastiklarini dusunup, imgeleyebiliriz. Uygulamada cok zorluk yasadiklarini, yuzune gozune bulastirdiklarini imgeleyebiliriz. Hazirladiklari butun tuzaklara kendilerinin dustugunu imgeleyebiliriz. Egitim sisteminin, karanligin elinden kurtulup, isiga kavustugunu dusunebiliriz. Cocuklarimiza yapilan butun haksizliklarin ifsa oldugunu ve bu olaylarin insanlari uyandirdigini dusunebiliriz.

Onlarin karanlik duslerine karsi bizim pozitif ve sevgi dolu duslerimiz daha cabuk gerceklesecektir. Ahlamak vahlamak bizi bir yere goturmuyor. Zaten zaman hizlandi, pozitif yaratimlar da ayni hizda gerceklesiyor. Bos durmayalim lutfen. Cocuklarimiza ve Ataturkumuz'e olan borcumuzu odeme zamanidir.



Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

19 Eylül 2017 Salı

9:19 - Bir Cift Mavi Gozle Temas


Digital saatlerde aniden ve plansiz sekilde 9:19'a denk gelmek; 'bir cift mavi gozle temas' demektir. Yani o anda Ataturk enerjisine, bilincine baglanmak demektir. Bunu yasayanlar, ya onun tarafindan gorevlendirilmis ruhlardir yada uyanis icin onun enerjisinden destek aliyorlardir.  


Benim evimde hep "Ataturk Kosesi" olmustur. Her 10 Kasim'da bu kosede Atamiz icin bir dakika saygi durusunda bulunur, dua eder ve ona tesekkur ederim. Amerika'ya tasininca zaman farkindan dolayi anma torenini Turkiye ile ayni saatte yapamamistim. 10 Kasim 2015 gunu, aksam saat 9:05'te Ataturk'u anmak icin calisma yapmaya karar verdim. Ulkemiz icin yaptiklari nedeniyle ona bir kez daha tesekkur edip, sukranlarimi sunmak istedim. Ne zaman Turkiye ile ilgili astral planda yaratim calismasi yapsam onu cagiririm ve hologramiyla bana eslik eder. O gun yine kendilerini meditasyonuma cagirdim. Gelip karsima oturdu. Cok şik giyinmisti. Griye benzeyen bir takim giymisti. Omuzlarina asili bir paltosu, sag elinde bastonu, basinda sapkasi vardi. Oturunca, sapkasini ve bastonunu yere indirdi. Palto hala omuzlarinda idi. Sohbet etmeye basladik. Sorularimi cevapladi, onerilerde bulundu. Sonra bir Turkiye haritasi cikarip uzerinde isaretli bazi yerler gosterdi.

Ataturk'un bana gosterdigi haritada, butun dogu illeri isaretliydi. Ankara ve Istanbul da isaretliydi. Ancak haritada bir de 'Artvin' sehri isaretlenmisti. Artvin' in isaretli olmasi cok garip gelmisti. Hatta o zaman iki bayan arkadas daha calismaya eslik etmisti. Kendi aramizda 'Artvin' icin ne olabilirki diye cok dusunduk. Hicbir olayin olmadigi sessiz sakin uzak bir ilimizdi...

Atamiz, bu isaretli yerler icin: "Buralara dikkat edin, onemli olaylar olacak." dedi. O zamanki sartlarda dogu illerinde birseyler olmasi imkansizdi. Cunku oralarda, akpkk destegi ile adeta kürt eyaletleri kurulmustu. Pkk sehirlere kadar inmis, yol kesip kimlik kontrolu yapiyorlardi. Akp sadece izliyordu ve aralarindaki isbirliginin bozulmasi mumkun gorunmuyordu. Birlikte ulkeyi bolmek icin mukemmel calisiyorlardi.

Calisma sirasinda Ataturk bana "gozlerini ac" dedi. Actim ve "saate bak" dedi. Kosedeki digital saate baktigimda 9:19 u gosteriyordu. "9:19'u her gordugunde beni yaninda hisset." dedi ve gitti. O gunden sonra hemen hemen hergun plansiz sekilde 9:19 'a gozum carpar ve bir cift mavi gozun baktigini hissederim. Beni izledigini, yanimda oldugunu bilirim ve hemen ona sevgilerimi, saygilarimi sunar, tesekkur ederim. Ulkemize, enerjisiyle, bilinciyle yardim etmesi icin cagrida bulunurum.

Bu calismanin ardindan bir kac ay gecti ve haritada isaretli olan dogu illerimizde operasyonlar yapilmaya baslandi. Akp, yarattigi canavarla savasmaya basladi. Ankara ve Istanbul'da da aci olaylar oldu. Artvin'de ise Cerattepe maden protestolari oldu. Bu yasananlardan sonra Atamizdan gelen mesajlara cok onem verdim.


Eger, sizin de digital saatlerde 9:19'a plansiz sekilde aniden gozunuz takiliyorsa, bilin ki o anda Ata  enerjisi, bilinci size baglaniyor. Muhtemelen ona hizmet icin anlasma yapmis gorevli ruhlardan birisiniz ve size gorevinizi hatirlatiyor yada uyanmaniz icin gerekli olan enerji destegini sagliyordur. Bana bir calismada, kendisinin bizzat gonderdigi binlerce gorevli ruh oldugundan bahsetti. Bir kismi dogarak gelmis bir kismi da sonradan bedenlere inmisler. 2019'da olacak kitlesel bir uyanistan bahsetti.

2014 yilinda yasadigim bir ruya:

Bembeyaz bir odada, beyaz giyinmis bes alti kisiden biriydim. Duvar boyunca dizilmis modern bir yuvarlak koltukta oturuyorduk. O an o kadar gercekti ki hucrelerime kadar bu gercekligi hissediyordum. Aniden iceriye yine beyaz giyinmis Ataturk girdi. Elinde beyaz zarflar vardi ve onlari alip tek tek bize dagitti. Herkes sirayla zarfini acti ve gorevini ogrendi. Sira bana geldiginde zarfi actim, okudum ve hemen saskinlikla gozlerimi actim uyandim. Uyanir uyanmaz, kagittta okudugum gorevimi hatirlayamadim. Haliyle cok uzuldum. Ama bir yil kadar sonra o kagitta yazilani yeniden gordum. Sadece 'Turkiye' yaziliydi. Turkiye'deki uyanisa ve yeni cagin sekillenmesine yardim edecektim...Su anda bir cok kisinin yaptigi gibi...

9:19'u gorun yada gormeyin, Ataturk'u ulkemizin kurtulusu icin yardima cagirin. Bedenliler olunce enerji olarak yasamaya devam ediyorlar ve biz istersek yardima mutlaka gelirler. Onlar bizimle ruyalarla, vizyonlarla, telepatik iletisimle, isaretlerle konusurlar. Ataturk' ile ilgili alinan mesajlar, gorulen ruyalar ve vizyonlar dikkate alinmalidir. Baska boyuttan bu dunyaya mektuplar bu sekilde geliyor.

Bir yil once grupca yaptigimiz bir Turkiye calismasinda Ataturk bizi uyardi. "Heykellerimi koruma altina alin, onlara saldiracaklar." dedi. Ozellikle bu sene onun heykellerine yapilan saldirilar daha da arttinca Ataturk'un hakli uyarisini anlamis olduk. Bizim yapacagimiz kucuk bir korumanin bu konuya faydasi olacaktir. Sevgimizle heykelleri, anitlari korumaya alalim. Yanindan gecerken, onlarin etrafina pembe renkli sevgi enerjisiyle bir yuvarlak bariyer cizelim ve burdan sadece 'sevgiyle olan' gecer diyede muhurleme yapalim.

Temmuz ayinda yine grupca, '8/8 enerji kapisi' calismasi yapmistik. O gun Ataturk bana yeni bir Turkiye haritasi gosterdi. Ilginc oldugu icin yazmaya karar verdim. Cunku haritada Turkiye sinirlari icinde; Suriyenin ve Irak'in bir kismi da alinmisti. Irak'tan alinan parca Musul ve Kerkuk olabilir. Bu onemli bir mesajdir bence.

Gecen hafta baska bir calismada yine Atamiz'dan onemli mesajlar aldim. Sistem degisimi ile ilgiliydi. "Malum kisi hayallerini gerceklestiremeden ölur ve etrafindakiler de dagilir. Beni sevenler birlik olur ulkeyi yeniden duzeltir" dedi. Ben bu ongorusune kalpten inaniyorum ve sizlerin de inanmasini istiyorum. Inancimiz hayalimizi guclendirir. Hayalimiz ise yaratimimizi hizlandirir.

Ataturk demek 'Ask' demek. Bizim bir tek kurucumuz ve kahramanimiz var. O da Mustafa Kemal Ataturk'tur ve sonsuza kadar da oyledir...


Rauf Denktas, 74 kibris hareketi oncesi Ataturk'u ruyasinda gormus:
...Darbeden iki-iki buçuk ay evveldi. Bir rüya gördüm. Ata­türk etrafında bir toplulukla Girne kapısından içeri gi­riyordu. Ben de etrafımda bir toplulukla kendisini karşıla­dım.
"Atam, bizi kurtar artık. Dayanamıyoruz. Mümkün de­ğil, dayanamıyoruz," dedim, elini öpmeye çalıştım.
Bana sert sert baktı. Sonra gülümseyerek, "Konjoktür önemlidir. Denktaş, konjoktüre dikkat ediniz," dedi.
Uyandığımda bu rüyanın şok etkisi altında kalmıştım. Bu sanki rüyanın ötesinde bir şey gibiydi.
Sanki Atatürk’le hakikaten karşılaşmış, konuşmuşum duy­gusunu taşıyordum. Çok heyecanlıydım. Sabahleyin erkenden saat 09.00’da Büyükelçi Asaf İlhan Bey’e gittim. Kendisine bu rüyayı anlattım ve rüyayı günlüğüme de yazdım. Dolayısıyla 15 Tem-muz’dan sonra Sayın Ece­vit’ten "Konjoktüre dikkat ediyoruz, konjoktüre bakıyo­ruz" şeklindeki mesaj gelince, "Asaf Bey geliyorlar," de­dim.
"Nereden bildin?" dedi.
"Hatırlamıyor musun rüyamı? İki buçuk ay önce ben sana geldim söyledim," dedim.
Hatırlamadı. "Defterime de yazdım" deyince, ben da­i­reme gelmeden bir memurunu gönderdi. Hakikaten gün­lüğün o sayfasını çevirdik tekrar okuduk...

Bu ruya, alinti yapildigi linkten de okunabilir.  http://www.dagarcikturkiye.com/kibrista-en-uzun-gece-yd-1124.html




Facebookta duyuru yapmistim. Bazi arkadaslar, Ataturk'le ilgili ruyalarini ve vizyonlarini paylastilar. Onlardan izin alarak, isim vermeden buraya ekledim. Baska gorenler varsa, yorum bolumune kendileri yazabilirler. Yada bana yazarlarsa, isim vermeden ekleyebilirim.

*********
"2038 de Anitkabiri gordum. Her yer bayraklarla donatilmisti. Bazi bayraklarin yuksekligi Anitkabirin yuksekligini geciyordu. Mahseri kalabalik vardi. Her yer insan doluydu. Ataturk'un olumunun 100. yil donumuydu. Sanirim herkes onun 100. olum yildonumunde gercek kiymetini anlayacak."

*********
"Ruyamda hic bilmedigim bir koydeyiz. Tek katli bir koy evindeyim ve hic penceresi yok. Evin onunde camurdan yapilmis bir merdiven ve oturma yeri vardi.  Orda oturuyordum ve Ataturk'de yanimda oturuyordu. Cok temiz ve duzgun giyinmisti. O kadar ciddiydiki, yaninda duruken bile cekinerek duruyordum. O sirada gozleri hep ileriye, uzaga bakiyordu.kaygiliydi. Ulkesi icin cok faydali oldugunu soyluyordu. Arkamizda yesil bir tahta kapi vardi, eski pusku. Diyorki, ulke icindeki en kotu seyler bak buradan baslayacak.Bura neki diyorum, donup bakiyorum ve kirmizi bir tabelada 'kuran kursu' yaziyordu. hersey kuran kurslarinda baslayacak diyor. Bu cok tehlikeli ve birseyler yapmak lazim diyor. Ulkemiz icin cok uzuluyorum diyor."

*********
"Bir suredir enerji calismalari ile ilgileniyorum. Aralik'ta Ilk yuksek benlik meditasyon calismamda Ataturk'u gordum. Samsun'u, Bandirma Vapuru'nu, cok etkilendim, aglayarak kendime geldim. Meditasyonu yaptiran hocam tekrar meditasyona donmemi soyledi ve oyle yaptim. Ataturk Mayis'ta beni cagirdi. Biletimi aldim Samsuna gunu birlik gittim. Hayatimin en kotu gunlerini yasiyordum. Tukenmistim. Bandirma vapuruna gittim. Once hicbirsey anlamadim. Ogleden sonra ikinci kez tekrar gittim ve burden ne mesaj almam gerekiyor diye sordum ic sesime. Tam cikmak uzereyken "never give up- Asla vazgecme" dedi bir ses. Baktim ve Ataturku meditasyondaki gordugum haliyle tekrar gordum. O an mesajimi almistim ve herseye sifirdan basladim."

*********
"Bir ay kadar once ruyamda denizin gok yuzuyle birlestigi sinirda, butun gokyuzunu boydan boya kaplayan Ataturk suretlerini gordum."

*********
"Deniz sinirli falezlerin yuksekliginde, falez olmayan bir yerdeyim. Genclerin oldugu bir kalabalik vardi. Aniden uzakta denizin ortasinda kocaman bir pankart aciliyor, gokkusagi gibi ve basindan Gunes yukselen Ataturk resimli. Gencler yine basardi diye dusunuyorum ve orasi Kusadasi korfeziymis gibi hissediyordum."

*********
"Yillardir meditasyonlarda goruyorum. Bir keresinde kahverengi bir salonda yuzlerce Ataturk vardi. Kapiyi bir yakinim acti. Meclise benzeyen bir salondu. Onun varligini hep hissediyorum ve yuzunu goruyorum."

*********
"Ruyamda Mustafa Kemal Ataturk'un bilinci beynimin icinden bana Mustafa Kemal adinin icinde sir oldugunu soyledi. Bu isim kisaltilamaz dedi. Bulundugum yerde dev bir gunesin icine girdim. Merkezi Gunesler Birligi oldugu yonunde bilis aldim ve bana "ishak ol" dedi."

*********

"Yesil mutfakli bir evdeydim. Mutfagin camindan disari bakiyorum ama baktigim yeri goremiyordum. Bi anda arkamdan birsey belirdigini farkettim ve dondugumde karsimda Ataturk'u gordum. Beyaz gomlekli, beyaz papyonlu, siyah takim giymisti. Arkasindan beyaz bir isik yansiyordu. Yanima geldi elini sirtima koydu ve "Ben sana ne dedim? Hersey guzel olacak dedim. Bak gordun mu dedigim oldu." dedi. Sonra bana yaklasti ve birlikte camdan disariya baktik."

*********
Yakın zamanda Atatürk ile ilgili rüya gördüm ve hatta bir yakınımız da rüyasında ona Atatürk kolyesi hediye ettiğimizi görmüş. Rüyamda er gazinosu gibi bir yerde oturuyorduk. İçeri Atatürk girdi ve herkes bir anda ayağa kalktı. Ben olayı geç idrak ettim ve sonradan kalktım. İçeride erler değil partililer ve devlet adamarı vardı. Kılıçdaroğlu fotoğraf çektirmek ve elini sıkmak için Atatürk'ün yanına gitti. Atatürk onu eliyle uzaklaştırdı ve kalabalığı yararak yanıma geldi. Elini omzuma koydu ve gözlerime uzunca baktı. Kılıçdaroğlu'nun fotoğraf çektirmek istediği noktaya beni götürdü ve rüya burada bitti.

*********

Ruyamda; malum kisi yerde hasta yatiyordu, korumalari uzerine kapanmis yardim cagiriyorlardi. O sirada yakin planda Ataturk'u gordum. Yuzu sertti ve uzgundu. "Bu zulum bitecek." dedi. Sonra Genclige Hitabeyi okumamizi istedi. Ben ve digerleri hepsini okuyamayinca Ataturk kizdi ve "iste bu yuzden" dedi. Utancla uyandim saat sabahin 5'i gibiydi. Hemen internetten 'Genclige Hitabe'yi buldum ve uykulu gozlerle hepsini okudum. Cok etkilenmistim.

*********
Bundan iki yil once ruyamda, yemyesil cayirlarin oldugu bir alanda tek basimaydim. Aniden ortamin titresimi ve enerjisi degisti. Ne oluyor diye saga sola bakinirken, inanilmaz genislikte bir auranin icinde bana yaklasmakta olan Ataturk'u gordum. Yaydigi enerji benide icine alarak titresimimi yukseltti. Bana yaklasti ve "Heyecanlanma. Gel surda bir cay icelim seninle" dedi ve kolunu omzuma atti. Beraber buyuk bir cinar agacinin altina dogru yuruduk ve ordaki tahta masaya oturduk. Masa ortusu kareliydi ve etrafinda mutevazi tahta sandalyeler vardi. Oturduk, iki cay geldi. Ben cay bardagini tutarken, bardak birden kulce gibi agirlasti. Caktirmamaya calisirken bana "Rahat ol, soyleyeceklerimi dinle." dedi. Buyrun Atam dedim. "Senin isin genclerle. Onlara iyi bak. Onlar cok onemli ve sen onlara yol gostereceksin. Tamam mi guzel kizim" deyip, alnima yumusacik bir opucuk kondurdu ve ruya bitti. Yasadiklarim gercek gibiydi.

*********
Geçen sene rüyamda Atatürkümüzü gördüm. Bir at üzerinde idi, askeri üniforma ve kara kalpağı vardı. Atının üzerinde bir pelerin vardı o pelerini öyle bir kaldırdıki altından binlerce Mustafa Kemal'in askerleri çıktı ve her tarafa dağıldı. Bu rüya benim umutlarımı canlandırdı.

*********
Ben ortaokuldayken rüyamda Ataturk'u gördüm. Kedimi kaybetmişim, onu arıyorum. Bir anda Atatürk ve babaannem karşımda ve Atatürk'ün kucağında bembeyaz kedim! Onu bana veriyor...
Bu rüyadan bir süre sonra da annem rüyasında Atatürk'ün bizim evde dirildiğini görmüştu. Çok heyecanlandım bu rüyadan dolayi, zira babam gazeteci ve belki babamın da ülke kaderinde bir görevi vardır diye düşündüm.

*********
Rüyamda, iki dağ arasında teleferik ipi gibi bir halat var, bu halatın üstü sarkan ışıklarla donatılmış. Ortam zifiri karanlık olmasa da, aydınlık ya da gündüz değil. Ben bu halata ellerimle tutunarak, bu iki dağ arasında ellerimle kayıyorum. Üzerine doğru gittiğim dağda ise devasa bir Atatürk posteri var.

*********


Yolunuz Ataturk'den gecenlerden olsun!

19/9/2017 tarihinde saat 9:19'da paylasildi.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

17 Eylül 2017 Pazar

Safaga Dogru

10 Eylul 2017 gecesi gokyuzunde isik ve karanlik arasindaki savasi izlerken gordum kendimi. Orda gibiydim neler oldugunu bilincim biliyordu. Savas cok cetin geciyordu ve malum grup cok zor durumdaydi. O an bunu hissediyor ve kendi kendime soyluyordum...Safaga dogru ilerleyisimiz basladi.


Ben yerden, gokyuzundeki savasi izlerken beyazlar icindeydim. Korkmuyordum ama biraz endiseliydim. Cunku savasin sonucunu ve ne zaman bitecegini merak ediyordum. Izledigim goruntulerde, beyaz bulut gibi bir gaz gokyuzunu sariyordu ve isik kuvvetleri, o gazlari, lazer benzeri sari bir isikla temizliyordu. Isik simsek gibi kivilcimlar sacarak, uretilmis gaz bulutlarina carpiyordu ve gazlar dagildikca gokyuzunde acilma, berraklasma oluyordu. Kelimlerle anlatmakta zorlaniyorum. Anlamak icin o ani yasamak gerekir. Asagidaki resim gorduklerime benzeyen bir karedir.


O anki bilincimle, malum grubun hava olaylarina nasil mudahele ettigini, dogal felaketleri olusturmak icin teknolojiyle neler yaptigini anliyordum. Bu gorduklerimin tam da kasirgalarin oldugu zamana denk gelmesi ilgincti. Cunku bunlari yapanlar, kendi ulkesine ve insanlarina bile acimiyorlardi. Ben bu kasirgalarin ve diger bir cok doga olayinin teknoloji ile uretildigine inaniyorum artik. Gokyuzunde izledigim de buydu. O gaz bulutlarinin isikla yokedilmesi bu yuzdendi.

Havadan yapilan spreyleme ile hem bizi hasta ediyorlar hem de gokyuzunde bir yapay gaz tabakasi olusturarak uyanis icin gonderilen enerjileri blokajliyorlar. Diger bir amaclari da tepemizde dolasan gemileri gormemizi engellemek. Boylece insanlar neler olup bittiginin farkina varamiyacaklar. En azindan onlarin plani bu. Ancak gordugum kadariyla savasi kaybediyorlar. Gucleri bitiyor. Son cirpinis olarak bizleri daha cok spreylemeyi hedeflediklerini gordum. Buyuk bir savas yaratmayi planladiklarini da gordum. Ama planlarini gerceklestirecek zamanlari yok artik. Isik kuvvetleri kontrolu ele geciriyor.

Solunum yollarindaki ani rahatsizliklar, ciltte kizarma ve yanma, ruhsal yonden sebepsiz sikinti ve hircinlik, major depresif bozukluk, kendini boslukta hissetme, icine kapanma ve yalniz kalma istegi gibi belirtiler, havadan yapilan spreylenme veya negatif enerji saldirilari yuzunden olabilir.


Bu Saldirilara Karsi Kendimizi Guclendirmenin Yollari:
Enerji alanimizi hep temiz tutmaliyiz. Gun icinde titresimimizi yuksek tutacak aktiviteler yapmaliyiz. Ornegin; muzik dinlemek, dans etmek, resim yapmak, doga yuruyuslerine katilmak, cocuklarla ve hayvanlarla zaman gecirmek, bizi gulduren filmler izlemek, bizi mutlu eden kisilerle zaman gecirmek, vb...
Elbette yasamimizda olumsuz olaylar olacaktir. Onemli olan bu olaylara takili kalmamak ve gecip gitmesine izin vermektir. Bunu yapmazsak hem an'da yasama firsatini kaciririz hem de frekansimizi dusurmus oluruz. Disardan eve geldigimizde kendimizi tukenmis ve yorgun hissediyorsak eger, gittigimiz yerlerdeki dusuk titresimli insanlari enerjimizle dengeliyoruz demektir. Yikanmak ve uyumak bizi yeniden sarj edecektir. Bulundugumuz alanlar ne kadar kalabalik olursa, o kadar cok enerji tuketiriz. Dengelemek, negatifligi temizleyerek donusturmek butun isik iscilerinin temel gorevidir. Ben her hastane ziyaretimden eve dondugumde kendimi cok yorgun ve halsiz hissederim. Sebebini bildigim icin hemen tuzlu suyla ellerimi ayaklarimi yikar, bir saat kadar uyurum ve toparlanirim. Yasadiklarimizin sebeplerini bilirsek cozumler uretmek kolaylasir. Bilgi guctur. Kabalin planlarini tersine cevirecek bilgiye, isiga ve bilince sahibiz.

Hizli Bir Hasat Yasiyoruz
Son bir haftadir kendimi ve cevremdekileri gozlemliyorum. Muthis bir hasat var hayatlarimizda. Cok ayrisma var ve birbirimizden kopuslar hizlandi. Simdiye kadar boylesine guclu bir hasat hissetmemistim. Kendimize en uygun kisilerle devam etmeyi seciyoruz. Elendikce azaliyoruz, sadelesiyoruz. Benzer frekanstakilerle bulusmalar hizlandi. Hayatimiza yeni kisiler girebilir.


Yola kimlerle ciktigimiz degil, onu kimlerle tamamladigimiz onemlidir.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com






8 Eylül 2017 Cuma